Prof. Dr. Serbülent Gökhan Beyaz

Dupuytren Kontraktürü

Dupuytren Kontraktürü

Klinik Sendrom
Dupuytren’in kontraktürü yaygın bir problemdir. Başlangıçta ağrılı olmasına rağmen, durum ilerledikçe ağrı azalır. Sonuç olarak, Dupuytren’in kontraktüründen muzdarip hastalar genellikle ağrıdan çok fonksiyonel engellilik için tıbbi yardım ararlar. Dupuytren’in kontraktürü, palmar fasyanın progresif fibrozundan kaynaklanır. Başlangıçta hasta, elin fleksör tendonları boyunca palpasyona hassas olan fibrotik nodülleri fark edebilir. Hastalık ilerledikçe, bu nodüller birleşir ve fleksör tendonları etrafında kademeli olarak kalınlaşan ve büzülen lifli bantlar oluşturur; bu, etkilenen parmakları fleksiyona çekme etkisine sahiptir. Herhangi bir parmak Dupuytren’in kontraktürünü geliştirebilse de en çok yüzük ve küçük parmaklar etkilenir. Tedavi edilmezse parmaklarda kalıcı fleksiyon kontraktürleri gelişebilir. Plantar fasya aynı anda etkilenebilir. Dupuytren’in kontraktürünün genetik bir temeli olduğu düşünülmektedir ve en sık kuzey İskandinav kökenli erkek hastalarda görülür. Hastalık ayrıca avuç içi travması, diyabet, alkolizm ve uzun süreli barbitürat kullanımı ile ilişkili olabilir. Hastalık nadiren dördüncü dekattan önce ortaya çıkar.


Belirti ve Bulgular
Hastalığın erken evrelerinde fleksör tendonlarının yolu boyunca sert fibrotik nodüller palpe edilebilir. Bu nodüller genellikle nasır veya siğil olarak yanlış teşhis edilir. Bu erken aşamada ağrı her zaman mevcuttur. Hastalık ilerledikçe gergin fibröz bantlar oluşur; metakarpofalangeal eklemi ve sonuçta proksimal interfalangeal eklemi geçebilirler. Bu bantlar palpasyon için ağrılı değildir ve parmak ekstansiyonunu sınırlandırmalarına rağmen parmak fleksiyonu nispeten normal kalır. Bu noktada hastalar, eldivenlerini giyme ve ceplerine uzanma güçlükleri nedeniyle sıklıkla tıbbi yardım almaktadır. Hastalığın son evrelerinde, fonksiyon üzerindeki olumsuz etkisi ile fleksiyon kontraktürü gelişir. Artrit, metakarpal ve interfalangeal eklemlerin gutu ve tetik parmak Dupuytren’in kontraktürü ile birlikte olabilir ve hastanın ağrısını ve sakatlığını şiddetlendirebilir. Tedavi
Dupuytren’in kontraktürüyle ilişkili ağrı ve fonksiyonel sakatlığın ilk tedavisi, nonsteroid antiinflamatuar ilaçları (NSAID’ler) veya siklooksijenaz-2 inhibitörlerini ve fizik tedavinin bir kombinasyonunu içerir. Parmakları korumak için bir gece ateli yardımcı olabilir. Daha fazla semptomatik rahatlama gerekiyorsa, aşağıdaki enjeksiyon tekniği makul bir sonraki adımdır. Lokal ısı ve hafif hareket açıklığı egzersizlerini içeren fiziksel yöntemler, hastaya enjeksiyon yapıldıktan sonra birkaç gün uygulanmalıdır. Hastanın semptomlarını şiddetlendireceği için şiddetli egzersizlerden kaçınılmalıdır.